

Yalnızlık yoldaşın olur bazen.
Öyle sıkı sarılır ki bedenine, hiç gitmeyecek zannedersin.
Onu büyütür, sahiplenirsin. En sadık da odur zaten her zaman bekler seni bir köşede her ayrılıkta ona koşarsın o hep ordadır bilirsin..
Bazen, iç çekişlerin can çekişmelerine dönüşür.. Harcarsın hayatını cebinden ölümden haber beklersin.. Her kapı çalışını ona yorarsın.. Başka beklediğin de yoktur ya zaten.. Ondan başka kapını çalmasını istediğin kimse kalmaz işte bazen..
Hüzne bürünürsün bazen.. Gecelere saklanırsın.. Fona hüzünlü bir şarkı atarsın.. Her zamanki köşene oturursun.. Elini çenene yaslarsın.. Hayal kurmaya korkarken bir pembelikte bulursun kendini.. Sevmezsin ya pembeyi sarmaz seni sanırsın.. Sonra bir bakarsın ki kaybolmuşsun hoşluğunda.. Bulutlarla yolculuklara çıkarsın.. Pamuktan bilirsin ya onları yumuşacık bir uykuya dalarsın üzerlerinde.. Hiç olmadığın bir huzurla.. Hiç uyuyamadığın kadar uyursun orda..
Gülüşler suratında donar kalır bazen.. Söversin hayata.. Sana vermedikleri için, senden aldıkları için.. Koyverirsin yaşları.. Bazen sessizce bazen çığlık çığlığa ağlarsın.
Bilirsin bazen.. Bu dayanılabilir bir acı değil dersin.. Güçlü olduğunu bilirsin.. İçinde tuttukların çağıl çağıl akarken insanlar şaşırır neşene.. En çok o zaman gülersin.. En çok aşkı gördüğünde kahkaha atarsın dalga geçerek.. İçin ağlar, sızlar.. Ölür her dakika orda bir şeyler.. Terkeden her gün tekrar terkeder seni.. Her gün tazelenir yaran.. Kabuk bağlamaz bir türlü.. Her kahkaha daha derinleştirir onu.. Saklamak daha da zorlaşır her an.
“Bitsin istersin içindeki savaş bazen.. Sabrının sonuna gelmişsindir.. Dayanamazsın ya artık çekip gitmek istersin.. Bırakıp gitmek istersin.. Ama yoktur bunun bir yolu, oluru.. Kendinden kaçamazsın ya kalırsın savaşın orta yerinde.. Hiç istemediğin bir hâlde.. İstemediğin bir biçimde.. Savaşır durursun kendini parçalayarak.. Tüm silahların sana karşıyken.. Yalnızca daha fazla acırken..”

